Ruhsat ile azimetin ikisi de dindir

Yazar: admin

Ruhsat ile azimetin ikisi de dindir

Sual: Ruhsat ile mi yoksa azimet ile mi hareket etmek daha efdaldir?

Cevap: Allahü teâlâ, Peygamberine “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” Mekke dağlarını altın yapayım ister misin buyurunca, bu altınları Allah yolunda ve düşmanlarla cihad için kullanmağı düşünmedi. İstemedi. Güçlük çekmeği arzu eyledi. Tebük gazvesinde ise, (Bu orduya lâzım olanları getirene Cenneti müjdeliyorum) buyurarak, Eshâbından yardım istedi. Resûlullahın uzun günler orucunu bozmadığı ve açlıktan mübarek karnına taş bağladığı, kitaplarda yazılıdır. Mübarek ayakları şişinceye kadar geceleri, çok namaz kıldığı da bildirilmiştir.

Mübarek zevceleri de “radıyallahü teâlâ anhünne”, böyle çok ibadet yaparlardı. Fakat, ümmetine çok merhamet ettiği için, onların böyle sıkıntı çekmelerini istemezdi. Ümmetine ruhsat ile emir ederdi. Kendisi azimet ile ibadet yapardı. Din demek, yalnız emir demek değildir. Ruhsat ile azimetin ikisi de dindir. Tahrîm sûresinde, (Allahü teâlânın helal ettiklerini kendinize haram etmeyiniz!) mealindeki âyet-i kerime, (Ruhsat, izin verilen şeyleri inkâr etmeyiniz! Bunları haram etmeyip de, terk eder, çekinirseniz zühd olur, iyi olur. Yapması ise, günah olmaz) demektir. Hadîs-i şerifte, (Sünnetimi kabul etmeyen benden değildir!) buyuruldu ki, ruhsat, izin verdiğim şeyleri kabul etmeyip, kendine sıkıntı veren benden değildir demektir.

Tasavvuf büyükleri, ruhsat ve azimetten, ikincisini seçmişlerdir. Ruhsat ile amel etmeği de inkâr etmemişlerdir. Herkese ruhsat ile amel etmeği emir etmişlerdir. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” de, böyle yapardı. Tasavvuf demek, Kitaba ve sünnete uymak, bidatlerden sakınmak ve tasavvuf büyüklerine saygılı olmak ve herkese merhametli olmak ve ruhsat olan ameli terk etmektir. Ehl-i sünnet alimleri, azimet ile, vera ile hareket ettiklerinden, bir haram işlememek için, yetmiş helali terk ederlerdi. Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü anh” buyurdu ki, (Biz bir harama düşmek korkusundan, yetmiş helali terk ederdik.)