"Zulümden kaçının. Zira
zulüm, kıyamet günü karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de
kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş, onları
birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal addetmeye
sevk etmiştir."
Muslim, Birr 56; Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi,
Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.
357
Kim ümmetime dini işlerine dair kırk hadis
hıfz ediverirse, Allah Teâlâ onu alimler zümresinde haşr
eder.... Ben de kıyamet gününde ona
şahid ve şefaatçi olurum.
İbn-i Abbas (Radıyallâhu Anhümâ) dan: "Sarık sarın ki, hilminiz
(yumuşak huyluluğunuz, halim-selimliğiniz, vakarınız, ağır
başlılığınız ve sükûnetiniz) artsın. (Mecmeuz zevâid, Libas,
Bâbul Amâim: 5/122)
- Hiç biriniz hayvanlar gibi (sevişmeksizin) cinsi münasebette
bulunmasın, arada elçi bulunsun.
Soruldu:
Yâ Rasûlallâh sözünü ettiğiniz elçi nedir?
- Aşk fısıltıları ve öpüşmedir.
İslam'da cinsellik Âsım Uysal İhyâ-i ulûmiddin İmam-ı Gazâlî K.
nikahı Âdâbü-l Muâşeret 2/64
Sizden hiç biriniz lâyıkıyla iman etmiş olmaz; beni çocuğundan,
anasından, babasından ve bütün insanlardan fazla sevmedikçe...
Üç şey münâfığın alâmetidir: Yalan söyler, sözünde durmaz,
emânete hıyânet eder.
Beni yerim göğüm almaz ancak mümin kulumun kalbi alır, ben hiç
bir mekana sığmam ancak mümin kulumun kalbine sığarım.
Kul nâfilelerle bana durmadan yaklaşır, nihayet onu severim. Bir
kere de onu sevdim mi, artık o kulumun işiteceği kulağı olurum,
göreceği gözü olurum.(kudsi hadis)
Allahü teâlâ refîktir. Yumuşaklığı sever. Sertlik edenlere
vermediği şeyleri ve başka hiçbir şeye vermediğini, yumuşak
davranana ihsân eder.
Cehenneme girmesi haram olan kimseyi bildiriyorum. Dikkat
ediniz! Bu kimse, insanlara kolaylık ve yumuşaklık gösterendir.
Nefse sükûnet ve kalbe ferahlık veren iş, iyi iştir. Nefsi
azdıran, kalbe heyecan veren iş günâhtır.
Allahü teâlânın, bir kulunu sevmemesi, onun faydasız şeylerle
uğraşmasından anlaşılır.
Bir kimsenin çocuğunu terbiye etmesi ve ona edep öğretmesi, her
gün bir miktar sadaka vermesinden daha hayırlıdır.
Allahü teâlâ benim ümmetimden bir kuluna iyilik yapmak isterse,
onun kalbine, Ashâbımın sevgisini yerleştirir.
Atalarınıza hürmet ediniz ki, çocuklarınız size hürmet etsin!
İffetli olunuz ki, aileleriniz iffetli olsun!
Musîbetlerin en büyüğü, vakti faydasız şeylerle geçirmektir.
Din, güzel ahlâktır.
İnsanlara teşekkür etmeyen, Allahü teâlâya şükretmemiş olur.
Ebû Hüreyre (ra)'den: Resûlullâh (sav) şöyle buyurdu:
Allahû Teâla pâktır. Pâk olandan başkasını kabûl etmez. Allahu
Teâla mürsel olan Peygamberlerine neyi emrettiyse mü'minlere de
onu emretmiştir.
Peygamberlere: "Ey peygamberler, pâk ve helâl taâmlardan yiyiniz
ve sâlih amel işleyiniz"
Mü'minlere: "Ey iman edenler, rızk olarak size verdiğimiz pâk ve
helâl şeylerden yiyiniz" buyurdu.
Ondan sonra Resûl-i Ekrem (sav) Hazretleri (sözü döndüre
dolaştıra) buyurdu ki;
İnsan (Allah yolunda uzun seferlere katlanır, saçları birbirine
karışmış, yüzü gözü toza bulanmış, "Yâ Râb! Yâ Rab!" diyerek
ellerini gök yüzüne açar. Halbuki, yediği haram, içtiği haram,
giydiği haram. Haram ile beslenmiş. Böylesinin duâsı nereden
müstecâb olacak?
Ebu Rukayye Temin b. Evs ed-Dâri (ra)'den: Demiştir ki, Nebiyy-i
Ekrem (sav) Efendimiz şöyle buyurdu: "Din hemen nasihattir. Din
hemen nasihattir. Din hemen nasihattir." "Yâ Resûlallâh, kimin
için nasihat?" diye sorduk. "Allah için, kitâbı için, Resûlü
için, Eimme-i müslimin ve âmme-i müslimin için." buyurdular.
Cabir (Radıyallahu Anh) dan: "(Her insan yaşadığı hâl üzere
Ölür) ve her kul Öldüğü hâl Üzere diriltilir." (Müslim,
Cennet:l9, No:2878,4/2206. İbni Hacer-i Heytemî, ez Zevatir,
2/402)
Ibn-i Ömer (r.a)dan rivayet edildiğine göre; Peygamberimiz
(s.a.v) Söyle buyurdu:
Allah Teala Cenneti yarattığı zaman ona şöyle buyurdu:
-İzzet ve celalime and olsun insanlardan sekiz sınıf vardır ki;
sana dahil olmayacaklardır;
1*Devamlı şarap(içki vs)içen,
2*Zinada ısrar eden,
3*Deyyus olan(Eşini kıskanmayan),
4*Hükümdarların kötü icraatlarına alet olan,
5*Erkek olduğu halde kadınlaşan,
6*Koğuculuk eden,
7*Başkalarına merhamet etmeyen,
8*Allah'a ant içip de, ahdine vefa etmeyen kimseler
Ebu Davud şöyle diyor;
-"Topladığım hadislerin içinden bu dört hadis, hadislerin
özüdür."
* Ameller niyetlere göredir.
* Bir mümin kendisi için istediğini mümin kardeşi için de
istemedikçe iman etmiş olmaz.
* Malayaniyi(Dünyâ ve âhirete faydası olmayan iş, boş söz,
lüzumsuz şey) terk etmesi kişinin olgun mümin olduğunun
göstergesidir.
* Helaller bellidir, haramlar da bellidir. Birde bunlar arasında
şüpheli olanlar vardır, siz şüpheli olan şeylerden kaçının.
Bir gün annesi, Abdullah bin Ömer'e:
- Abdullah! Gel bak sana ne vereceğim, diye seslenmişti.
Resul-i Ekrem Hazretleri de misafir olarak orada bulunuyordu.
Abdullah'ın annesine sordu:
- Çağırdığın Abdullah'a ne vereceksin?
- Hurma vereceğim ya Resulallah!
- Peki öyleyse. Eğer bir şey vermeyeceğin halde vereceğini vaat
ederek çocuğu aldatmış olsaydın, sana yalan söylemiş gibi günah
yazılacaktı
Hz. Ömer anlatıyor:
Bir gün Resûl-i Ekrem ASM, esirler arasında çocuğundan ayrılan
bir kadın gördü. Kadın çocuğunun hasretinden rast gelen çocuğu
kucağına alıyor, onu sevip emziriyordu.
Resul-i Ekrem ashabına:
- Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atar mı? Diye sordu. Ashab:
- Asla, cevabını verdiler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (ASM):
- O halde, biliniz ki, Allah’ın kullarına merhameti, bu kadının
çocuğuna merhametinden daha fazladır, buyurdu. (Buhari-Müslim)
H.z. Aişe vâlidemiz anlatıyor: Peygamber Efendimiz
buyurmuşlardır ki: "İçinizden birisi, besmele çekmeyi unutup da
yemek yemeye başlamış bulunursa, bu durum hatırına gelir gelmez;
"başlangıcında da, bitiminde de Allah'ın adı ile niyetiyle"
manâsına gelen "Bismillahi evveluhû ve âhirâhû" desin.
Benim ümmetime bir zaman gelecek ki, ulemayı güzel
elbise,Kur-an-i güzel sesle tanırlar ve Allah'a yalnız ramazan
ayında ibadet eder.Böyle oldu mu ilmi, hilmi ve rahmeti olmayan
bir hükümdarı Allah onlara musallat eder.
Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yetenler
evlensin.Çünkü evlenmek gözü daha çok muhafaza eder,namusu daha
fazla korur. Evlenmeye gücü yetmeyenler ise oruç tutsun. Çünkü
oruç kalkandır.
Ahlakı güzel olan insan her yaşta güzeldir.
Müslüman temiz toprağa benzer: ona her şey atılır, ezilir,
hakaret görür; ama ondan hep güzel şeyler çıkar.
Nerede olursanız olun bana salât ve selâm edin. Zira sizin salât
ve selâmlarınız bana ulaşır."
"içerisinde köpek veya heykel bulunan haneye rahmet melekleri
girmez."
"Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunanı, Allah'u teâlâ yüz
üstü Cehenneme atar."
İlim dörttür: 1)Dînin muhâfazası için fıkıh ilmi, 2) Sıhhatin
korunması için tıp ilmi, 3) Lisânın muhâfazası için sarf ve
nahiv ilmi, 4) Vakitlerin bilinmesi için astronomi ilmi.
Birbirinize selâm veriniz. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî, Müslim) Îmân
etmedikçe Cennet'e giremezsiniz. Birbirinizle sevişmedikçe tam
îmâna kavuşamazsınız. Size bir şey göstereyim mi? onu
yaparsanız, sevişirsiniz. Aranızda selâmı çok yayınız. (Hadîs-i
şerîf-Müslim)
Müslüman'ın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır. Selâmına cevap
vermek, hastasını yoklamak, cenâzesinde bulunmak, davetine
gitmek ve aksırıp; "Elhamdülillah" deyince; "Yerhamükellâh"
diyerek cevap vermek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî, Müslim)
Din garip olarak başladı, garipliğe dönecektir. Ne mutlu
gariplere.
Lut kavminin amelini işleyene Allah lanet etsin. Lut kavminin
amelini işleyen kimse melundur.
Hazreti Âişe radıyallâhü anhâ anlatıyor "Rasulullah sallallâhü
aleyhi ve sellem buyurdular ki; "Nikah benim sünnetimdendir. Kim
benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz! Zirâ
ben, diğer ümmetlere kaşı sizin çokluğunuz ile iftihar edeceğim.
kimin maddi imkanı varsa hemen evlensin. Kütüb-i Sitte c:17
s:190
Ebu Sâid el-Hudri radıyallahü anh der ki: Peygamberimizin
sallallâhü aleyhi ve sellem şöyle buyurduğunu duydum: Herhangi
biriniz kötülük görürse onu eli ile değiştirsin; yapamazsa dili
ile, bunuda yapamazsa kalbi ile değiştirsin, sonuncu tavır
imanın en zayıf şeklidir.
İbni Mes'ud'dan (R.A.) rivayet edildiğine göre Peygamberimiz
(S.A.S.) buyuruyor ki: İsrailoğulları üzerinde beliren ilk
eksiklik, ilk kusur şudur: Adamın biri başka biri ile karşılaşır
ve ona «hey falan kişi, Allah'tan kork da şu yapmakta olduğun
hareketten vazgeç, çünkü o sana helâl değildir» der, sonra da
ertesi günü aynı adamla karşılaşır, adam eski tutumunu devam
ettirmektedir, fakat adamın bu tutumu berikini onunla birlikte
yemekten, içmekten ve birlikte oturmaktan alıkoymaz, onlar böyle
davranınca Allah da kalplerini birbirine benzetti.»
Peygamberimiz (S.A.S.) sözlerine şu ayeti okuyarak devam etti:
— «İsrailoğullarının kâfir olanları Davud'un ve Meryem oğlu
İsa'nın dili ile lanetlenmişlerdir; bunun sebebi isyan edip
azmış olmaları idi. Onlar işlemiş oldukları kötülükten
birbirlerini alıkoymazlardı, yapmış olduktan iş ne fena bir
şeydi! Onların çoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün;
kendi kendileri için ne fena bir akibet hazırlıyorlar ki Allah
onlara öfkelenir ve bitmez bir azaba çarptırılırlar.» Maide78-81
Daha sonra Peygamberimiz şöyle buyurdu: «Hayır hayır. Ya iyiliği
emredip kötülükten alakorsunuz, zalimin elinden tutup onu hakka
karşı kesinlikle boyun eğdirir, kendisini hakkın sınırları
içinde tutarsınız veya Allah önce kalplerinizi birbirinizinkine
benzetir ve arkasından da İsrailoğulları gibi size de lanet
eder.» — Ebu Davud, Tirmizî —